HAYAT
Gündelik
yaşamın hızından artık pek çok değer ve kavram
klasikleşmiş, sembolik hale gelmeye başladı..
Bayağıdır da böyle farkındasınız!
Kültür erozyonuna uğrayan toplum ve ''öylesine hedefsiz
yaşayan'' bir gençlik ile karşı karşıyayız. Önümüzde bir
bayram. Adı artık tatil ve dinlence ile özdeşleşmiş bir
bayram...
Öte yanda ise kısa bir hayat ve bizler. Hayatımıza ekten
''kader'' kavramı ise biz unutsak da öylece tepemizde
duruyor. Ansızın ortaya çıkan şeylerde hatırlıyoruz çoğu
zaman. Başta hastalık ve ölüm...
İşte böyle bir durumda insan hayattan ve insana sunduğu
her şeyden bir anda kendini çizgi dışında bulabiliyor.
Böyle bir ruh halini bende babamın ağır hastalığının ilk
günlerinde yaşadım. Televizyonlardan ve
uzaklardaki eş-dosttan duyduğumuz kanser hastalığı artık
yuvamızda, yanı başımızdaydı...
Yaşanan sürecin ve ruh halinin ise kelimelerle tarifi
''maalesef'' yoktur. Sarıldığınız iki şeyden güç
alabiliyorsunuz artık böyle bir zamanda. Rabbiniz ve
dostlarınız!
Duaya
kalan bir hastalık ve devam eden hayat ile karşı
karşıya olan aile...
Bugüne kadar hep yanımızda olup bundan sonrada samimi
şekilde ailemize aile olan gerçek dost ve yakınlarımıza
teşekkür ediyor Allah razı olsun demek istiyorum.
İlk satırlarımda da dile getirdiğim gibi ''kısa bir
hayat ve tepemizde öylece duran kader''...
ve hayatın içindeki değerleri sembolik değil gerçek
sayıp bilen değerli insanlarla devam eden bir
hayat...
Gökhan KASARCI
www.gokhankasarci.com

















