Gökhan KASARCI
Bir yaz
günü...
Alışılmışlığın dışında bir güneş ve her zamanki toprak kokusu... En güzeli
de, toprağımın kokusu...
Sıkıntılarımızı burunbaşı limanında bırakarak kumbiye doğru yola çıktık...
Arkamızdaydı stres ve dünya ikilisi.
Arabamızın teybinden tınlayan tulum sesi güzel geçeceği hissedilen günün
habercisiydi...
Engebeli köy yolları, çay taşıyan kadınlar ve kapısının önünde selam
bekleyen gözlerle bize bakan dedeler…
***
Ve
karamişluk karşımda!
Hayallerimin buluştuğu yerdeyim, kumbideyim...
Bir gün kesinlikle diye başlayıp her geri döndüğümde içime oturan hayallerin
merkezi...
Arabalar motorlarını susturduktan sonra artık tulum ve insan sesiydi
duyduğum. Birazda midelerin sesi hissedilmiyor değildi hani...
Bir telaş alır anneleri, ufak paçileri... Zaten onlarda olmasa aç kalacağız
hani. Bizler mi? E bari mangalı yakmanında keyfini biz çıkaralım, öyle değil
mi?
Bu arada unutmadan, tulum hala tınlıyor bilesiniz... Mangaldan yapılan
kaçamaklarda oluşan tulum halkası büyüdükçe, keyifin doruklarına ulaşıyor
insan kumbinin tepesinde...
Bir ses...!
Hayden yemeğaaa uşaklarrr....
Ve son nara duyuluyor Hemşin oynan halkada....
-yihuhuuhuuu
***
Doğallık yemekte de hissetiriyor kendini. Ayaklar bağdaş kurularak yerdeyiz
ve ellerimizde etlerimiz...
Ağızlar
dolu, yürekler mutlu...
Bu arada unutmadan, tulum hala tınlıyor toprağımda, bilesiniz...
***
Karınlar doymuş herkes bir adım kenara çekilmiş artık. Gözlerse tüpün
üstünde ki bir ufak demlikte…
Düşüncelerse aynı...
Bir yudum çekerek Çayeli'ni izlemek, kumbi tepesinde...
Derken bir ses...
-haydee horonaaaa
Duyulmayan bir sesti bu ama! Çünkü yüreklerden geçen engeldi bu sesin
duyulmasına...
O esnada düşüncede, acaba bir daha ne zaman gelmek var diye fikirler kemirdi
beyinimi,
kumbi tepesine dair...
***
Bir özlemdi, bir hayaldi kumbi tepesi... ve birde karamişluğun alti.
Bir şey itiraf edeceği;
sizde doğduğuma şükür ederken ayrılığa sitemde yüreğim…!
Ey
Verdiğim selamı hakedecek topraklar!
size,
size
selam olsun....
12.11.2007
Gökhan Kasarcı













